Eleştiri, gerçekten bir kültürdür. Ama kültür dediğimiz şey, her önüne gelenin eline alıp hoyratça savurduğu bir sopa değildir. Hele ki niyet, düzeltmek değil de yıkmaksa; o artık eleştiri değil, düpedüz hesaplaşmadır.
Bugün Vanspor üzerinden yapılan tartışmalara baktığımızda, “eleştiri” kisvesi altında yürütülen bir linç kampanyasıyla karşı karşıyayız. Ne gariptir ki, 25 yıl sonra takımı yeniden ayağa kaldıran bir iradeye teşekkür etmek yerine, kalemini kırmak için sıraya girenler var. Demek ki bu memlekette başarı bile bazılarını rahatsız edebiliyor.
Sosyal medyada açılan sahte hesaplar, organize şekilde yürütülen algı operasyonları. İnsan ister istemez soruyor: Bu kadar enerji gerçekten Vanspor için mi harcanıyor, yoksa Vanspor üzerinden başka hesaplar mı görülüyor?
Daha da ilginci, kendini “yol arkadaşı” olarak tanımlayanların derin sessizliği. Yol arkadaşlığı zor günde belli olur, derlerdi; demek ki bazıları bu sözü sadece güzel bir cümle sanmış.
Vanspor FK Başkanı Erol Temel'e yöneltilen eleştirilerin büyük bir kısmı, çözüm üretmekten çok yıpratmaya odaklı. Peki sormak gerekmez mi: “Maddi sorun var” diyenler, bu sorunun neresinde? Kaç kişi elini taşın altına koydu? Kaç kişi gerçekten destek verdi?
Otuz yıllık futbol geçmişiyle övünenler var. İyi güzel. Peki bu otuz yılın Vanspor’a, şehre, gençlere somut katkısı nedir? Hatırlayan var mı? Yoksa bu da sadece makyaj mı?.
Sosyal medya üzerinden ir canlı yayın açıp Vanspor üzerinden popülarite devşirenler. Şehri ne kadar tanıyorlar, insanını ne kadar anlıyorlar, gerçekten merak konusu.
Vanspor gençlerin hayali, insanların ortak sevdasıdır. Bunu anlamayanların yaptığı yorumlar da haliyle yüzeyde kalıyor.
İki yıldır takıma tek bir katkı sunmamış insanların bugün en yüksek perdeden konuşması ise ayrı bir ironi. Katkı yok, sorumluluk yok ama eleştiri bol. Ne diyelim, bu da yeni nesil “destekçilik” anlayışı olsa gerek.
Oysa çözüm çok basit. Madem borç var, madem sorun var; o zaman bu şehirdeki iş insanlarıyla, kanaat önderleriyle, taraftarıyla herkes elini taşın altına koysun. Eleştirmek kolay, sahip çıkmak zor. Ama Vanspor’un ihtiyacı olan şey tam da bu: sahiplenilmek.
Çünkü bu şehir, kendi değerlerini harcayacak lükse sahip değil. Vanspor’u yıpratmak, aslında Van’ın geleceğine zarar vermektir. Ve en büyük bedeli de yine bu şehrin gençleri öder.
İşin hülasası: Destek olmuyorsanız en azından engel de olmayın. Çünkü bazen susmak değil, doğru yerde durmak erdemliktir. Ve bugün en büyük ihtiyaç da budur.